Türkçe Almanca - Almanca Türkçe Çeviri

Çevirmek ya da anlamını öğrenmek istediğiniz kelimeyi/cümleyi aşağıya yazıp çevir butonunu tıklayın.
Dili otomatik olarak algılayacağız.





Almanca Türkçe
ich mag es nicht beğenmedim
ich mag als reich orangensaft trinken ben zenginler gibi portakal suyu içmeyi severim
ich ging in das cafe mokka, ich mag trinken capıcıno ben kafelere gidip mocha , capıcıno içmeyi severim
ich mag zum cafe gehen ben kafeye gitmeyi severim
all diese gerichte pubs sowie cafés und restaurants in dem dessert menü taucht als das gastro-pub-menü. er mag die britische pub-kultur. wenn die wochenende und kinderlos familien und gruppen, die die kneipe drängen, tokuşturuy sie glas bier. tüm bu yemekler tatlılar kafe ve restoranlar menülerinde olduğu gibi pub, gastro pub menülerinde de karşımıza çıkıyor. ingilizler pub kültürünü seviyor. hafta sonu geldiğinde hem aileler hem çocuksuz gruplar publara doluşuyor, bira kadehlerini tokuşturuyorlar.
er mag es nicht meine schwester aufzuräumen benim kız kardeşim temizlik yapmayı sevmez
ich mag eier essen am morgen sabah yumurta yemeyi severim
ich mag dich senden hoşlandım
sara ich mag dich ben senden hoşlandım sara
ja ich mag dich doch auch evet senden hoşlanıyorum ama aynı zamanda
ich mag das nicht bunu sevmiyorum
ich mag hacken pirzolayı severim
ich mag es nicht ben bunu sevmem
jeder mag ihn onu herkes sever
ich mag es nicht fisch balık sevmem
ich mag die lehrer schön an ögretmenin guzeliğini beğeniyorum
ich mag sehr warme luft ilik havaları cok severim
ich mag nassen kuchen islak kekleri severim
ich mag dinge nicht yapmayı sevmediğim şeyler
ich mag fußball spielen ben futbol oynamayı severim
ich mag dich wirklich senden hoslaniyorum
ich mag essen yemek yemeyi severim
ich mag fernsehen televizyon izlemeyi severim
ich mag es nicht volleyball spielen voleybol oynamayı sevmem
ich mag es nicht heiß sıcağı sevmem
ich mag es nicht massen kalabalığı sevmem
ich mag es nicht massen ben kalabalığı sevmem
ich mag es nicht massen ben kalabalık sevmem
ich mag keine menschenmengen insanların tutarları sevmiyorum
ich mag basketball spielen basketbol oynamayı severim
ich mag fernsehen televizyon seyretmeyi severim
ich mag auf computerspiele und schmuck aus dem internet spielen bilgisayar oyunu oynamayı ve internetde takımayı severim
ich mag computerspiele spielen bilgisayar oyunu oynamayı severim
ich mag es nicht, volleyball zu spielen. voleybol oynamayı sevmiyorum.
ich mag es nicht mein zimmer kommissionierung odamı toplamayı sevmiyorum
ich mag computer spielen bilgisayar oynamayı severim
ich mag ball spielen ben top oynamayı severim
ich mag bücher lesen kitap okumayı severim
ich mag hamburger essen hamburger yemeyi severim
meine mutter mag reisen annem seyahat etmeyi sever
meine mutter mag türkischen kaffee trinken annem türk kahvesi içmeyi sever
ich bin zu dick. mach sport! isst wenig! ich habe magenschmerzen. trink kamillentee! geh zum arzt! mein hals tut weh. nimm eine halstablette! trag einen schal! ich habe kein geld. arbeite! ruf deinen vater an! ich habe nie zeit. mach einen plan! leb diszip linierter! arbeite richt so viel! mein auto ist immer kaputt. geh zum automechaniker! kauf ein neues auto! kauf ein neues auto! çok şişmanım. spor yok! biraz yesin! ben mide ağrısı var. papatya çayı içme! doktora gidin! boynum ağrıyor. bir tablet boyun al! bir eşarp sözleşme! hiç param yok. işe! babana çağrı! ben asla saati. bir plan yapmak! diszip linierter leb! çok yönetmenlik çalışması! arabam hep bozuldu. oto tamircisi gidin! yeni bir araba satın! yeni bir araba satın!
ich mag dich t-shirts nicht bekommen aldığın t- shirti beğenmedim
es war einmal eine zeit niemand im inneren einer wassermelone stroh war. kinder in abgelegenen gebieten mit, die zwei männer und eine frau gelebt. viele haben ihn bat, kinder gottes zu werden. eines tages wird die frau schwanger wird, wird sie kinder haben. obst im garten des hauses des 1 tages frau, während aus dem fenster schaut aus den tagen nachbar die blumen sah. dort stehen an diesem angebracht sein auge auf salat. es sieht schön aus, dass das leben so fesselnd ist. frau, die nicht an nichts anderes denken kann, wollte er gehen und ihren mann, aber sie dachte, es wäre eine schande. frau wird krank jetzt wegen salat. gefangen, während ihr mann salat ging. es wird versucht, die situation zu erklären, aber nachbarn sind hexen. er fragt der mann, warum sie den salat gekauft oben auf, dass meine frau schwanger war aser den salat sagt. hexe „dann werden wir einen deal mit ihnen, sie werden mir geben sie ihre tochter mit der maßgabe, geboren zu werden, die ich geben.“ akzeptiert, dass der mann in geblieben und nimmt seine frau salat. einkommen frauen verschwunden geburt hexen mädchen nehmen. rapunzel hat eine hexe das schöne mädchen mit langen haaren sehr gut aussehen, wenn es magie ist. in dem tiefen wald gefangen in einem turm sie. die treppen sind nicht nur glasturm auf dem hügel. er wollte die hexe rapunzel lass dein haar herunter hängen, wenn sie zu ihm kam, zog ihr klammerte sich an ihn. 1 tag prinz hatte gehört, dass die tage von rapunzel singen. sie ging und fand ihn sehr angenehm. und sie verliebte sich auf den anblick ihres rapunzel. sie fuhren fort, 1 tag hexe zu interview fängt die prinzen mit rapunzel. rapunzels haare schneiden oben drauf. es fällt dann aus dem glas auf dem dickicht prinz und seine augen erblinden. rapunzel turm ist nicht mehr auf die desolate wüste beschränkt. als ein blinder 1 tag prinz erzählt von einem song gehört hatte, während sein leben fort, und er ging auf das geräusch. rapunzel verstehen, dass ganz plötzlich. rapunzel werfen ihre tränen der trauer, als ich sie so sah. tropf tränen verbesserung in den augen der augen des prinzen wurde wie durch ein wunder ihn wieder sehen lassen. bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde karpuz saman içinde. uzak diyarlarda çocuk sahibi ikiye bir kadın ve erkek yaşarmış. tanrıya çocukları olması için çok yalvarmışlardır. bir gün kadın hamile kalır, kız çocukları olacaktır. günlerden bir gün kadın pencereden dışarıya bakarken komşusunun evinin bahçesindeki meyveleri çiçekleri görmüş. o sırada orada duran marula gözü takılmış. öyle güzel gözüküyormuş ki canı çok çekmiş. kadın ondan başka bir şey düşünemez olmuş, kocası gidip almak istemiş ama ayıp olacağını düşünmüş. kadın artık marul yüzünden hastalanır. kocası marulu gidip alırken yakalanır. durumu izah etmeye çalışır ancak komşuları cadıdır. marulu neden aldığını sorar bunun üzerine adam karım hamile bu marulları aşerdi der. cadı “o zaman sizinle bir anlaşma yapacağız, doğacak olan kızınızı bana vereceksiniz o şartla veririm.” adam zorda kaldığından kabul eder ve marulları karısına götürür. gün gelir kadın doğurur cadı kızı alarak kayıplara karışır. cadı rapunzel’e çok iyi bakmış büyüdüğünde uzun saçları olan güzeller güzeli bir kız olmuştur. onu ormanın derinliklerinde yüksek bir kuleye hapseder. merdivenleri olmayan sadece tepede camı olan kuledir. cadı rapunzel’in yanına geldiği zaman saçlarını aşağıya sarkıtmasını istermiş, ona tutunarak yanına çıkarmış. günlerden bir gün prens rapunzel’in şarkı söylediğini duymuş. çok hoşuna gitmiş ve onu bulmuş. rapunzel’de onu görünce aşık olmuşlar. görüşmeye devam etmişler bir gün cadı rapunzel ile prensi yakalar. bunun üzerine rapunzel’in saçlarını keser. prens camdan aşağıya ineyim derken çalılıkların üzerine düşer ve gözleri kör olur. rapunzel artık ıssız çöllerde kuleye hapsedilmiş. bir gün prens kör haliyle yaşamına devam ederken birinin şarkı söylediğini duymuş ve o sese doğru gitmiş. birden bire rapunzel olduğunu anlamış. rapunzel onu öyle görünce üzüntüden gözyaşlarını dökmüş. gözlerine damlayan gözyaşı mucizevi şekilde prensin gözlerini iyileştirerek tekrar görmesini sağlamıştır.
mein vater mag filme sehen babam film izlemeyi sever
mein vater mag süßigkeiten essen babam tatlı yemeyi sever
ich mag haare ihre mutter annemin saçlarını beğeniyorum
meine mutter mag bücher lesen annem kitap okumayı sever
meine mutter mag schlafen annem uyumayı sever
meine schwester mag musik hören ablam müzik dinlemeyi sever
meine schwester mag zu studieren ablam ders çalışmayı sever
ich mag bücher lesen ben kitap okumayı severim
ich mag schwimmen ben yüzmeyi severim
ich mag es nicht mathestunde matematik dersini sevmiyorum
ich mag äpfel essen elma yemeyi severim
ich mag bananen essen muz yemeyi severim
ich mag orangen essen portakal yemeyi severim
ich mag kiwi essen kivi yemeyi severim
ich mag mandarinen essen mandalina yemeyi severim
ich mag granatapfel essen nar yemeyi severim
ıch mag musik ben müziği seviyorum
ich mag in linear-karte aufzeichnen karda kizakla kaymayi severim
ich mag spiele auf dem computer spielen bilgisayarda oyun oynamayı severim
ich mag eng technologien folgen teknolojileri yakindan takip etmeyi severim
ich mag gerade social media sosyal medyada gezinmeyi severim
schreiben sie jeden morgen, ich mag fußball spielen auf dem feld yazın her sabah kalkıp sahada futbol oynamayı severim
schreiben sie jeden morgen, ich mag fußball spielen auf dem feld yazın her sabah kalkıp sahada futbol oynamayı severim
ich mag früh morgens schwimmen aufstehen sabah erken kalkıp yüzmeyi severim
ich mag dich so sehr senden çok hoşlandım
mag magdur
meraba gesprochen in einer langen zeit. ich hoffe, sie sind gut. ich vermisse dich so sehr. jetzt tage vergehen sehr schnell. ich bin in der regel eine glückliche person. wenn die zeit kommt, aber ich weiß auch, wie ernst zu sein. ich liebe meine freunde. ich mag badminton und volleyball spielen. ich kann schwimmen. ich spreche türkisch. ich bin türkisch. meraba görüşmeyeli uzun zaman oldu. umarım iyisindir. seni çok özledim. artık günler çok çabuk geçmekte . genelde neşeli bir insanım. ama yeri geldiğinde ciddi olmayı da bilirim. arkadaşlarımı çok seviyorum. badminton ve voleybol oynamaktan hoşlanıyorum. yüzebiliyorum. türkçe konuşuyorum. ben türküm.
ich mag lesen geschichte bücher tarih kitaplarını okumayı severim
ich mag fußball spielen futbol oynamayı severim
ich mag in einem verein oder institution teilnehmen bir dernek veya kurumda görev almayı severim
ich mag neue sportarten entdecken yeni sporları keşfetmeyi severim
ich mag nicht hausaufgaben machen ben ödevini yapmıyorsun
ich mag es nicht in die schule gehen ben okula gitmeyi sevmem
ich mag nicht mein zimmer aufraumen benim oda aufraumen sevmiyorum
ich mag nicht heiss sıcak sevmiyorum
ich mag es nicht radieschen ben turp sevmem
ich mag es nicht den konferenzsaal ben konferans salonunu sevmem
ich mag es nicht den konferenzsaal konferans salonunu sevmem




Almanca Dersleri

Bu Almanca çeviri hizmeti Google Translation alt yapısı ile almancax.com tarafından sağlanmaktadır. Yapılan çevirilerden elde edilen sonuçlar profesyonel Almanca çeviri veya tercüme sonuçları ile kıyaslanmamalıdır. Almanca - Türkçe ve Türkçe - Almanca çeviri işlemi tamamen bilgisayar tarafından yapılmaktadır.Yapılan çevirilerin sonuçlarından sitemiz ve diğer hizmet sağlayıcılar sorumlu değildir.